Blog · Güncellendi 2026-09-08 · 3 dk okuma

Senaryo nasıl yazılır? Fikirden ilk taslağa yedi adım

Senaryo bir hikâye anlatma biçimi değil, bir gösterme biçimidir. Fikri tek cümleye indirmekten sinopsise, tretmandan sahne listesine ve ilk taslağa giden yol; hangi adımın neden atlanmaması gerektiğiyle birlikte.

Senaryo yazmayı zorlaştıran şey kurallarının çokluğu değil, roman ya da öyküden farklı bir kas kullanması. Roman anlatır; senaryo gösterir. Sayfada yalnızca görülebilen ve duyulabilen şey vardır: bir kadın kapıyı kapatır, bir adam telefonu açmaz. "Kırgındı" yazamazsınız; kırgınlığı seyircinin göreceği bir eyleme çevirmek zorundasınız. Aşağıdaki yedi adım o çeviriyi kolaylaştırmak için var. Sıra önemli: çoğu senaryo, yazarı üçüncü adımı atlayıp beşinciye koştuğu için kırkıncı sayfada tıkanır.

1. Fikri tek cümleye indirin

Bir hikâyeniz var; muhtemelen aylardır aklınızda. İlk iş onu bir cümleye sığdırmak: Kim, ne istiyor, karşısında ne var? "Kız kardeşinin cenazesinden kaçan bir kadın, bir gece otobüsünde yanına oturan yabancıyla aynı sırrı paylaştığını fark eder." Bu cümle iyi mi kötü mü bilmiyorsunuz henüz; önemli olan yazılabilmesi. Yazılamıyorsa hikâye değil, henüz bir ortamdır; ortamlardan senaryo çıkmaz, karakterin bir şey istemesinden çıkar.

Bu cümleyi bir kâğıda yazıp masanın kenarına koyun. Kırkıncı sayfada tıkandığınızda döneceğiniz yer burası.

2. Sinopsisi yazın: bir sayfa, baştan sona

Sinopsis, hikâyenin başını, ortasını ve sonunu bir sayfada anlatır. Türkiye'de yapımcının sizden ilk isteyeceği belge budur; ama asıl işlevi başka: sinopsis yazamıyorsanız hikâyenin sonu yoktur. "Sonunu yazarken bulurum" cümlesi, bitmemiş yüzlerce senaryonun ortak başlangıcıdır.

Şu üç soruya cevap vermeyen sinopsis eksiktir: Karakter ne istiyor? Onu ne durduruyor? Sonunda ne değişiyor? Üçüncü soru en zorudur ve en önemlisidir. Değişen bir şey yoksa seyirci iki saatini neden versin?

3. Tretmanı yazın ve ona sadık kalmayı taahhüt edin

Tretman, sinopsisin açılmış hali: sahne sahne değil ama bölüm bölüm, diyalogsuz, düzyazı. Beş ile on beş sayfa arası. Burada karakterlerin kararları, dönüm noktaları ve perde geçişleri belirir. Tretmanı yazmak sıkıcı gelir; herkes bir an önce diyaloğa geçmek ister. Direnin. Tretman, senaryoyu yazarken kendinize verdiğiniz sözdür; senaryo o sözü ya tutar ya bilinçli olarak bozar. Bilinçsiz bozulan söz, üçüncü perdede dağılan senaryodur.

Bu yüzden tretman senaryoyu yazarken gözünüzün önünde durmalı, ama senaryoyla birlikte kendiliğinden değişmemeli. Siz sahneyi değiştirdiğinizde tretmandan saptığınızı görmelisiniz; sapma bilinçliyse tretmanı da siz düzeltirsiniz. Program bunu sizin yerinize yaparsa, ne zaman koptuğunuzu hiç anlamazsınız.

4. Sahne listesini çıkarın

Tretmanı sahnelere bölün: her satırda bir mekân, bir zaman, bir olay. "İÇ. OTOBÜS – GECE. Defne'nin yanına Kemal oturur; Defne pencereye döner." Kırk ile altmış satır arası bir liste, doksan dakikalık bir film için tipik. Bu liste iki şeyi anında gösterir: hangi sahnenin bir işi olmadığını (silin) ve nerede aynı bilginin iki kez verildiğini (birini silin). Senaryoya başlamadan iki sahne silmek, yazdıktan sonra silmekten çok daha ucuzdur.

5. Formatı öğrenin, sonra unutun

Senaryonun biçimi bir gelenek değil, bir ölçü birimidir: doğru formatta yazılmış bir sayfa, ekranda yaklaşık bir dakikadır. Yapımcı sayfa sayısına bakıp bütçeyi tahmin eder, yönetmen çekim planını çıkarır. Sahne başlığı, eylem, karakter, parantez, diyalog, geçiş; her birinin kendi yeri var. Kuralların tamamı senaryo formatı yazısında; geçişler ve V.O., O.S., CONT'D gibi kısaltmalar ayrı yazılarda.

"Sonra unutun" kısmı önemli. Format, yazarken düşünülecek bir şey değildir; sekme tuşuyla girinti sayan senarist sahneyi kaybeder. Bunun için bir senaryo yazma programı kullanılır: biçim kendiliğinden oturur, siz yalnızca sahneyi düşünürsünüz.

6. İlk taslağı durmadan yazın

İlk taslağın tek görevi bitmektir. Kötü olması serbesttir, hatta beklenir. Geri dönüp düzeltmeye başladığınız an ilerlemeyi durdurursunuz; düzeltme ikinci taslağın işidir. Kendinize bir ölçü koyun: günde üç sayfa, otuz günde doksan sayfa. Üç sayfa, en kötü gününüzde bile yazılabilecek kadar az; otuz gün, hikâyeyi sıcak tutacak kadar kısa.

Tıkandığınızda iki şey yapabilirsiniz. Birincisi: tretmana dönüp bu sahnenin hikâyedeki işini hatırlamak. İkincisi: sahneyi atlayıp bir sonrakine geçmek; boşluğu köşeli parantezle işaretleyin, ikinci taslakta dönersiniz. Yapmamanız gereken şey bilgisayarı kapatmak. Sahne aklınıza otobüste gelir; o anda yazabileceğiniz bir yerde olsun.

7. Bitince okutun

Senaryo yazılırken tek kişiliktir; bittiğinde olmamalıdır. Kendi senaryonuzu okuyamazsınız; kafanızda film çoktan çekilmiştir, sayfada eksik olanı zihniniz tamamlar. Bir okurun görevi tam olarak o eksiği söylemektir: "On dördüncü ve on yedinci sahne aynı bilgiyi veriyor." "Defne'nin öfkesini anlatıyorsun, göstermiyorsun."

Okurunuz bir arkadaş olabilir, bir senarist olabilir, bir okuyucu raporu olabilir. Ne olursa olsun, senaryonun bitmiş sayılması için birinin onu sizden önce okumuş olması gerekir. Yapımcıya giden ilk okuma, ilk okuma olmamalı.

Sonra ne olur?

İkinci taslak, üçüncü taslak. Her taslakta bir soruya odaklanın: yapı, sonra karakter, sonra diyalog. Hepsini aynı anda düzeltmeye kalkan senarist hiçbirini düzeltemez. Ve tek cümleyi masanın kenarında tutun; her taslak o cümleye biraz daha yaklaşmalı, uzaklaşmamalı.

Movrito'yu ücretsiz dene

Bu kuralların hepsi hazır kurulu. Tarayıcıda açılır, kurulum istemez.

Movrito'yu ücretsiz dene

Kaynaklar

İlgili yazılar

Senaryo formatı: sahne başlığı, kenar boşlukları ve girintiler

Courier 12 punto, 1,5 inç sol kenar, sabit diyalog sütunu. Senaryo biçiminin bütün ölçüleri, hangi kuralın neden var olduğuyla birlikte.

Fountain nedir? Düz metinle senaryo yazmak

Senaryoyu Not Defteri'yle bile açılabilen düz metin olarak yazmanızı sağlayan biçim. Sözdiziminin tamamı, sınırları ve ne zaman kullanılmayacağı.

FDX nedir, nasıl açılır?

Final Draft'ın dosya biçimi aslında bir XML. Fountain'den farkı, nasıl açılacağı ve Final Draft olmadan ne yapılabileceği.